SOYULUYORUZ EY HALKIM!...
Gördüm ki, Tüketiciler Birliği Antalya Şubesi
Başkanı İbrahim Güllü ve;
Başkan Vekili Haluk Atasoy
her yolu deniyorlar...
Halkı uyarmak için...
İnternet dünyasını kullanıyor, e-mailler atıyor...
Facebook ortamını zorluyor...
Binlere, yüz binlere hatta milyonlara
sesini duyurmaya çalışıyorlar Birliğin......
Bunları yapmalarının tek bir amacı var...
- Soyguna karşı güçlerimizi birleştirelim...
- Tepkilerimizi ortaya koyalım...
- Sesimizi,isteğimizi ilgili makamlara duyuralım...
- Uyanık olalım...
- Kendinizi soydurmayalım!...
***
Bana da ulaştı bu anlamlı mesajı
Sayın GÜLLÜ ve Haluk ATASOY’ un...
Bu sese kayıtsız kalamazdım elbet...
Aynı geminin yolcularından birisi olarak...
Biraz gelen mesajdan, biraz da kendimden kattım...
Ve aşağıdaki yazı ortaya çıktı...
Okuyun...
Üzülün...
Dövünün...
Ama asla karamsar olmayın!...
Çünkü bu mücadeleyi birlikte verirsek başarırız...
Neyi mi?...
Önce buyurun, dikkatli okuyun...
Olmadı, bir daha okuyun!!!
Kim miş bizleri soyanlar?....
Hangi yöntemleri uyguluyorlar mış?...
Kimler sebep oluyor, soyduruyor muş?...
Haydi başlıyoruz!...
Ama bir dakika lütfen!..
Bugün sayfamızın devamında neler var?...
Önce onlarla ilgili kopya vereyim...
- Günün sözü...
- Günün sorusu...
- Tebessüm durağı...
- Şikayet kutusu...
- Sizden gelenler...
- Bir Şiirimiz var...
Haydi iyi okumalar!...
***
Aslında her şeyin sorumlusu biziz!...
Kendimiz yani!...
Çünkü bizleri bu hale getirmelerine izin verdik...
Göz yumduk...
Hazırcı ve düşünmeyen bir toplum haline getirildik...
Üreten değil, tüketen yaptılar...
Planlı olarak!...
Bunların temelinde ise kötü yönetilmek yatıyor...
Kötü yöneticilerin...
Kötü yönetimlerin kötü bir eseri olarak...
Başımıza geldi dahası getirildi bütün bu felaketler...
İntiharlara kadar varan!...
Doğacak bebekler bile borçlu...
Ülkemiz insanları sistemli bir şekilde...
Bankalara borçlandırıldı....
Ülkeyi sömürmenin yolu insanların ekonomisini
bozmaktan geçiyordu...
Onu başardılar...
Ve!!!
Artık herkes borçlu Türkiye’de!...
Yeni doğan bebeklerden öte yeni doğacaklar bile!...
Kredi Kartı Tuzağı...
Tasarruf eden, ayağını yorganına göre uzatan
bir toplum olmaktan çıkartılıp...
Çılgınca tüketen bir toplum haline getirildik...
Peki, tüketici olarak neyi, hangi parayı harcayacaktık? İşte burada bir şey, maksatlı bir plan devreye girdi...
Ve bankalara fırsat çıktı...
Dayandılar kredi kartlarına!...
Caddelerde...
Sokak aralarında...
Kaldırımlarda...
Banka önlerinde...
Kahvehanelerde...
Hastane acil servislerinde...
AVM’lerde...
Hasılı insanlar toplu olarak nerede ise...
Ve nerede para lazım ise bankalar orada...
Her ne kadar BDDK yasak dese de...
Böyle bir kar varken kim takar BDDK’yı!...
Nitekim takmadılar...
Bildiklerini okumaya devam ettiler...
Ve kredi kartı tuzağına düşürdüler...
Türk milletini...
Bilinçli ve sistemli bir çalışmayla...
Bireysel...
Araç...
Konut...
Bu kredilerin geri ödenebilmesi mümkün mü?...
Geliri yeterli mi?...
Hiç bakmadılar...
Bakmak da istemediler...
Çünkü amaçları başkaydı!...
Bankaların öldürücü aşısı...
Alın alın!...
Eskimişleri atın, yenilerini alın!...
YETER Kİ TÜKETİN....
Tüketin ki tükenesiniz!...
Aşısı tutmuş, hedeflerini vurmuşlardı...
Kampanyalar birbirini takip ediyor...
Biri bitmeden diğeri başlıyor...
Maksatlarını hızlandırmak için...
Bankalar bu kampanyaları destekliyor...
Veya kampanyayı bizzat yapıyorlar...
Bankalardaki yabancı hakimiyeti...
Bu bankaların ne kadarı yabancı sermayeli
biliyor musunuz?...
Ziraat, Halk, Vakıflar, ve İş Bankası
hariç, aşağı yukarı hepsi!...
(Halk Bankası satışı şimdilik askıda!)
Bankalar ülke ekonomisinin stratejik yapı taşlarıdır...
Olmazsa olmazlarıdır!...
Bunlarla oynarsanız altında kalırsınız!...
Hatırlayınız iki yol önce yaşadığımız 2008 krizini...
Bütün bankalar infial içinde...
- Kredileri geri çağırmadılar mı?...
- Teminata bırakılmış vadeli çekleri
tahsile koymadılar mı?...
Esnafın, tüccarın canına okumadılar mı?...
Çökertmediler mi ülkemizin iş dünyasını?...
Kapanan yüzlerce fabrika...
Yüz binlerce işsiz ordusu yaratmadılar mı?...
Bütün bunları gözlerini kırpmadan yaptılar hem de!...
Ve bir devlet büyüğü çıkıp;
“Siz ne yapıyorsunuz” dedi mi?...
Çok daha acısı, diyemedi, diyemediler!...
Kendi ülkemizde yabancı olduk...
Yabancılaşmaya çanak tuttuk...
Topraklarımız ele geçirme oyunu
Bu günlerde çiftçi avına yöneldiler...
Göz kamaştıran reklamlar yapıyorlar...
“Şimdi al, bir yıl sonra öde” sloganlarıyla...
Önce ipotek karşılığı krediye boğacaklar...
Ödeyemeyince de toprağını elinden alacaklar...
Savaşla ele geçiremedikleri şehit kanlarıyla sulanmış... Kutsal vatan topraklarımıza sahip olacaklar...
Bölge bölge...
Tarımın öldürüldüğü...
Hayvancılığın yok edildiği...
Kuş gribi masalıyla tavukların katledildiği...
Üreten, kar eden tüm varlıklarının...
Bir bir satıldığı...
Bir Türkiye fotoğrafı var karşımızda...
Bu acı tabloya iyi bak ey halkım!...
Bunlar için, iyi gelişmeler kim diyebilir?...
Bunların önemi yok kim diyebilir?...
Ekonomimiz yabancıya teslim...
Yarın ülkemizi ve ekonomimizi zor duruma
sokmak istediklerinde...
Öyle silahlı savaşa filan gerek kalmayacak...
Bankalarına verecekleri bir talimatla...
Anında dizleri üzerine çökertirler ülkemizi!...
Bunun için yapacakları tek şey;
- Kredileri geri çağırın!...
- Borsadaki dolarlarınızı geri alın!...
- Ekonomiyi alt üst edin!...
Demek yetecektir...
Elin eli, senin cebine girmiş...
Hem de dibine kadar...
Çıkartmak ne mümkün!!!
Bu tüketim dış tahrikli bir oluşumdur...
Yabancı sermaye ülkemizde üretim yapacak...
Biz tüketeceğiz...
Yok olan parayı bankalar verecek...
Kurdukları saadet zinciri de böylece devam edip gidecek!...
Yetmeyecek...
Global ekonomi, serbest piyasa gibi süslü laflarla kazandıkları parayı da dışarı çıkaracaklar...
Sonra bu paralar bankalara nasıl geri dönecek?...
İşte asıl mesele burada!....
Dönmeyecek elbet!...
Antalya’da iki kişiden biri icralık...
Antalya’da yakın tarihte sadece 7 olan
icra dairesi sayısı 14’e çıkmış...
Şok... Şok...Şok!...
Antalya da icra dairelerindeki dosya sayısı...
Son bir yılda yaklaşık 400 bini bulmuş...
Yani her iki kişiden birisi hacizliymiş...
Kimin umurunda!!!
Görmesi gerekenler görmüyor!...
Duyması gerekenler duymuyor!...
Sen istediğin kadar ağla, sızla, yırtın...
Çare olması gerekenler ortada yok...
Hatta çaresizler!...
Kendi dertlerine bile artık çare bulmaktan acizler!...
En acısı ise...
Yanlış ve iflas eden politikaları yüzünden...
Halkın soyulmasını sadece seyrediyorlar!...
Ve...
Halkın; “Çek, çek elini artık cebimden...”
Feryadını duyan yok!...
Maalesef !...
Ve yine maalesef!...
Göz göre göre...
Bağıra çağıra...
Yırtılıp parçalanarak...
Hatta ölesiye...
Hatta ölümüne...
Soyuluyoruz...
Ey halkım!!!...
Çok kötü soyuluyoruz!...
İmdaaaat!!!
-----------------------------
Bizim Antalya Com – Cevat ALP